|
Halk arasında
rahimin ters olması olarak bilinen durum tıp dilinde retrovert uterus olarak
tanımlanır. Bir kız bebek doğduğunda uterusu (rahim) belirli bir
pozisyondadır ve normalde bu pozisyon ölene dek değişmez. Rahim öne doğru (antevert)
ya da arkaya doğru (retrovert) olabilir. Antevert uteruslara daha sık
rastlanmaktadır. Kadınların %70-85'inde rahim öne doğru dururken geri
kalanlarda arkaya doğrudur. Uterusun öne ya da arkaya doğru olması patolojik
bir bulgu değil normal anatominin bir varyasyonudur. Tıpkı sağ eli ya da sol
eli kullanmak gibi veya saç, göz rengindeki farklılıklar gibi bu anatomik
duruş da normaldir.
NEDENLERİ
Rahimin retrovert olması normal bir anatomik durum olmakla birlikte bazı
durumlarda öne doğru duran uterus arkaya dönebilir . Örneğin yapılan
doğumlara bağlı olarak uterusu yerinde tutan bağlarda gevşeme olabilir ve
uterus arkaya doğru dönebilir.Yine menopoz sonrası aynı nedenle benzer bir
durum ortaya çıkabilir.
Bunlardan daha önemlisi pelvis içindeki anatomiyi bozan bazı hastalıklar
rahimi geriye doğru çekebilir. Bu hastalıklardan en önemlisi
endometriozistir. Tüplerin enfeksiyonları, pelvik iltihabi hastalık nedeni
ile ya da ameliyatlar sonrası oluşan yapışıklıklar da rahimin ters dönmesine
neden olabilir. Çok nadiren pelvis içinde yer kaplayan kitleler de rahimi
arkaya doğru itebilir.
BELİRTİLERİ
Tek başına olan retrovert uterus durumu olguların çoğunda herhangi bir
belirti vermez. Nadiren kişide cinsel ilişki sırasında ağrı ya da
rahatsızlık hissi olabilir. Bazı hastalarda ise adet sancılarının altında
yatan neden retrovert uterus olabilir. Altta yatan endometriozis gibi bir
patoloji varsa buna bağlı yakınma ve bulgular görülebilir.
TANI
Retrovert uterusun tanısı herhangi bir nedenle yapılan jinekolojik muayenede
tesadüfen konur
TEDAVİ
Retrovert uterus varlığında herhangi bir tedavi gerekmez. Bazı hekimler
kronik kasık ağrısı nedeni ile vajinal pesser uygulamayı tercih etseler de
bu kalıcı bir çözüm sağlamaz. Ters duran rahim muayenede herhangi bir
şekilde öne doğru döndürülemez. Bu amaçla yapılabilecek ameliyatlar olmakla
birlikte modern jinekolojide hiçbir kullanım alanı yoktur ve hastaya zarar
veren girişimlerdir. Ameliyat sonrası oluşacak yapışıklıklar hem kısırlığa
neden olabilir hem de kasık ağrısının artmasına yol açabilir.
Muayenede retrovert uterus saptanması durumunda altta yatan bir patoloji
saptandığında bunun tedavisine yönelik girişimlerde bulunulması gerekir.
RAHMİN TERS OLMASI KISIRLIĞA NEDEN OLUR MU?
Tüm dünyada pek çok kadın retrovert uterusun çocuk sahibi olmada güçlüğe
neden olacağını düşünür. Bu yanlış inancın kaynağının ne olduğu meçhuldür.
Altta yatan endometriozis gibi başka bir durum varsa buna bağlı olarak
kısırlık söz konusu olabilir. Ancak tek başına rahmin ters durması gebeliğe
engel bir durum değildir.
Çeşitli nedenlerle tüp bebek tedavisine giren 807 kadının incelendiği bir
araştırmada rahimin ters olmasının gebelik sonuçları üzerinde olumlu ya da
olumsuz herhangi bir etkisinin olmadığı gösterilmiştir.
HAMİLELİKTE DURUM?
Retrovert uterusa sahip olan kadınlar hamile kaldıklarında gebeliğin
ilerlemesi ve rahimin büyümesi ile birlikte uterus hamilelikteki normal
pozisyonunu alır ve bebek vajinal doğum ya da sezaryen ile sorunsuz
doğurtulur. Gebelik öncesi rahmin ters olması normal doğuma engel değildir.
Doğumdan sonra ise rahim küçülür ve loğusalık döneminin sonunda yine eski
halini alır ve retrovert olarak kalır.
Çok nadiren binde 3-14 olguda rahim büyürken öne doğru dönüp normal
pozisyonunu alamaz ve pelvis boşluğu içinde sıkışır. Uterus inkarserasyonu
olarak adlandırılan bu durum anne ve bebek hayatını tehdit edebilir.
İnkarsere uterus varlığında şart olmamakla birlikte gebeliğin 12-20.
haftaları arasında şu belirtiler ortaya çıkabilir:
 | Sık idrara çıkma |
 | Mesanenin tam boşalmadığı hissi |
 | İdrar yaptıktan sonra mesanede idrar kalması |
 | Şiddetli kabızlık |
 | Alt karın ağrısı |
 | Vajinal kanama |
Çok nadiren ise herhangi bir bulgu olmaz ve termde doğum
başlayana kadar herhangi bir yakınma ortaya çıkmaz.
Tedavi edilmeyen olgularda fetal kayıp oranı %33'e kadar çıkabilmektedir.
Tedavi değişik yöntemler ile uterusun normal pozisyone gelmesini sağlamaktır. |