|
Kız mı, erkek mi? Büyükanne gibi sarı saçlı mı, büyükbaba gibi yeşil gözlümü
olacak? Babanın sesini mi annenin güzelliğini mi alacak? En önemlisi de
bebeğim sağlıklı olacak mı? Yakın zamanlara dek bu sorular ancak bebek
doğduktan sonra cevaplanabilirdi. Bugün ise doğum öncesi tanı yöntemleri ile
döllenmeden altı hafta sonrası gibi erken zamanlarda bile
yanıtlanabilmektedir.
Doğum öncesi tanı yöntemleri; çok düşük olan kalıcı riskleri nedeni ile
herkese uygun değildir.
Bu yöntemler için en uygun adaylar:
 | 35 yaş üstündekiler  | genetik bir hastalığın taşıyıcısı olanlar yada
ailesinde böyle bir hastalık öyküsü olanlar  | doğumsal sakatlığa yol açtığı bilinen kızamıkçık
yada toksoplasmosis gibi bulaşıcı hastalıklara yakalanmış olanlar.  | Gelişmekte olan bebeklerine zararlı olacağından
korkulan bazı madde yada maddelerle döllenmeden sonra karşılaşmış olanlar.  | Önceden doğumla sonlanmamış hamilelikleri yada
doğum kusurları ile doğmuş bebekleri olanlar. | | | | |
Şimdi kısaca bu yöntemleri tanıyalım:
AMNİYOSENTEZ
Bebeği çevreleyen amniyon sıvısından örnek alarak bebeğin hücrelerini, olası
kimyasal maddeleri ve varsa mikrobik durumu incelemektir.
Uygulandığı durumlar:
 | Anne 35 yaş üstündedir (bu yöntemin %80-90’ı ileri
yaş gebeliklerde down sendromu riskini belirlemek için yapılır.)  | Genetik hastalığı, Down sendromlu bir bebeği olan
yada aile öyküsü olan hamileliklerde  | Bebeğin akciğerlerinin olgunluk derecesini
belirlemek için (erken doğum yaptırma söz konusu ise)  | Başka tarama testleri anormal sonuç verdiyse
(annede serum alfa feto protein, ultrason, östrojen veya HCG tayini) | | | |
Amniyosentez ikinci üç ayda genellikle 16-18. haftada (en
erken 14, en geç 20. haftada) yapılır. 25-35 gün içerisinde incelemeler
sonuçlanır. Ayrıca hamileliğin son üç ayında akciğerlerin durumunu
belirlemek için yapılır. Amniyosentez lokal anestezi eşliğinde ince bir iğne
ile karın üzerinden rahme girilerek yapılır. Ultrason eşliğinde az bir
miktar amniyon sıvısı alınır. Ultrason bebeği görüp ona zarar vermemeyi
sağlar. Bu işlem 30 dakika kadar sürer. Bu işlem çok riskli olmayıp yüz
uygulamadan birinde kadınların hafif vajinal kanama veya akıntısı
olmaktadır. Akıntı bir iki gün içerisinde duracaktır ancak böyle durumlarda
yatak istirahati ve yakın gözlem önerilir.
ULTRASON
Ultrason tekniğinin gelişimi doğum olayını daha kesin bir bilim haline
getirdi. Bu teknik; röntgen ışın tehlikesi olmadan ses dalgalarının iç
organlardan geçerken bir ekranda görselleşmesine dayanır. Aygıtın ekranı
sayesinde bebeğinizi görebilir ve hatta bir fotoğrafını alabilirsiniz. Tabii
o fotoğrafta bebeğinizi bir uzman yardımı olmadan tanımanız zor olabilir.
Ultrason şu durumlarda uygulanır:
 | Hamileliğin nasıl gittiğini ve kaçıncı ayında
olduğunu belirlemek için  | Bir anormallikle ilgili olarak ortalamadan fazla
risk veya merak varsa  | 7. Haftadan sonra kesin hamileliği doğrulamak için  | amniyosentez veya koryonik villus örneklemesi
öncesinde bebeğin tam olarak yerini tespit etmek için  | 14. haftada Dopler aygıtı ile kalp sesi hala
alınamadı ise yada 22. haftada hala bebek hareketleri başlamadıysa bebeğin
durumunu belirlemek için  | amniyon sıvısı miktarını ve plasentanın durumunu
belirlemek için | | | | | |
Ultrason 5. haftadan sonra doğuma dek herhangi bir zaman
yapılabilir. Karından veya vajinadan yapılabilir. Ağrısız ve risk taşımayan
bir işlemdir. Aygıt bebeğin bedeninden geçen ses dalgalarını kayıt eder.
FETOSKOPİ
Işık ve mercekle donatılmış dürbüne benzer ince uzun bir araç, karın ve
rahimde yapılan ince bir kesi ile amniyon kesesi içine sokulur, görüldüğü
yerde bebeğin fotoğrafı çekilir. Aynı zamanda bu araçla bebeğin kan ve doku
örnekleri alınabilir ve amniyosentez ile araştırılamayan bir çok hastalığın
tanısı konulabilir. Bununla beraber yüksek riskli bir uygulama olduğundan
yaygın kullanılmaz. Hamileliğin 16. haftasından sonra uygulanabilir. %3-%5
bebek kaybına yol açabilir.
ANNEDE SERUM ALFA-FETA-PROTEİN TARAMASI
Bebeğin ürettiği bir madde olan alfa feta proteinin kanda yada serumda
yüksek bulunması; spina bifida (omurilik kanal açıklığı) yada anensefali
(kafa kemiklerinin olmaması) gibi beyin omurilik kanalı olduğunu gösterir.
Anormal derecede düşük olması ise Down sendromu yada başka kromozom kusuru
riskinin arttığını düşündürür. Bu yalnızca tarama testidir ve anormal bir
sonuç geldiğinde sorunun doğruluğunu kanıtlamak için başka testler gerekir.
Bu test 16-18. haftalarda yapılır. Anneden küçük bir kan örneği alınarak
yapılan test bebek ve anne için bir risk taşımaz. Test yalnış pozitif bir
sonuç verebilir yani gerçekte sonuç normal iken yüksek yada düşük gelebilir.
Buda bize risk olduğunu düşündürebilir. Bu nedenle normal olmayan bir sonuç
geldiğinde testin tekrarlanması istenir.
KORYONİK VİLLUS ÖRNEKLEMESİ (KVÖ)
Bebek kaynaklı yapılar olan koryonik villuslardan örnek alınır.
Amniyosentezin yapılamadığı erken hamileliklerde faydalıdır. Eğer
hamilelikte bir şeyler yolunda gitmiyorsa daha erken tanı ve daha erken
kürtaj, anne için daha az travmatik olur. Amniyosentezin bize bir şeyler
gösterdiği dönem (bu hamileliğin en erken 16. haftasına rastlar) gebelik
sonlandırılması için geç bir dönemdir. KVÖ; rahim ağzından yada karından bir
iğne ile girilerek yapılmaktadır. 10-12. haftalar arasında yapılabilir.
Gelişmekte olan bebeğin tam bir genetik yapı tablosunu veren koryonik
villüsler bebek kaynaklı yapılardır.
Ancak uygulamanın yapıldığı bazı tıp merkezlerinde bebekte kol ve bacak
kusurlarına yol açtığı, ayrıca amniyosentezden daha fazla düşük riskine
sahip olduğu bilinmektedir. |