|
 |
Her bebek için en ideal besin kendi annesinin sütüdür.Yaşamın ilk 4 ayı
başka ek bir gıdaya gerek yoktur. Anne sütü alan bebeğe D vitamininden başka
bir şey verilmez.
 | Annenin ilk sütü (ağız:kolostrum) bebeğin ilk
aşısıdır..Süregelen adetlerin aksine İLK SÜT HER BEBEĞE MUTLAKA
VERİLMELİDİR... Anne sütü bebeği, ishal, grip, idrar yolları iltihabı ve
barsak parazitlerinden korur... |
 | Normal doğum yapan her annede, doğumdan hemen sonra
bebeğin çıplak olarak annenin memeleri üzerine yatırılması, anne-bebek
ilişkisinin hemen başlamasına, bebeğin huzurlu olmasına, emme başlayınca
sütün daha erken ve bol gelmesine neden olur... |
 | Sezaryenle doğumla, anestezinin etkisinin devamı ve
annenin ağrılı olması gibi nedenler, sütün gelmesini bir süre geciktirirse
de bebeği en kısa zaman içinde annesine verip emzirmeye başlatılmalıdır...
|
 | Doğumdan sonra bebeğin anne ile aynı odada kalması
emmesini kolaylaştırır... |
Bebeğin, meme ucunu emmeye başlaması ile hipofiz bezinden
süt yapımını sağlayan prolaktin adlı hormon salgılanır. Bebek ne kadar fazla
emerse, bu hormonun etkisi ile bir sonraki emzirmede o kadar fazla süt
yapılmış olur.. Annenin yemesi, içmesi, dinlenmesi dahil HİÇBİR ŞEY SÜT
YAPIMINI BEBEĞİN MEMEYİ EMMESİ KADAR ARTTIRAMAZ.
Annenin bebeğini görmesi, onunla birlikte olması, dokunması, sesini duyması
sütün salınmasını sağlarken, bebeğinden ayrı kalmak, ağrı, endişe, sütün
yetmediğini düşünmek gibi olumsuzluklar sütün akmasını engeller..
Anne sütünün bebeğe yetip yetmediğini anlamanın tek yolu, bebeğin kilo
takibidir. Duygusal yaklaşımlarla bebeğin doymadığına kanaat getirerek ek
besinlere erken geçmek, beraberinde birçok sorunu da birlikte
getirecektir....
Emzirme bebek her istedikçe, gece ve gündüz sık aralıklarla
yapılmalıdır...Özellikle gece emzirmeleri bebeğin beslenmesi ve bununla
birlikte gelişmesi için önemlidir..Yaşamın özellikle ilk iki ayında gece
emzirmelerine önem verilmelidir...
Emzirmeden önce ve sonra meme temizliği çok önemlidir.. Kaynamış soğutulmuş
su ile ıslatılan gazlı bezle memeler her seferinde iyice temizlenmelidir..
Gözlemlerimizin çoğunda annelerin, gece emzirmelerinde temizlik konusunda
erindikleri saptanmıştır.. Sonuçta anne memelerinde çatlama ve yaralar
oluşmakta, anne çektiği acıdan dolayı emzirememekte, göğüsler sütle dolup
gerilmekte ve çatlak ve yaraların acısına gerilme ağrıları da
eklenmektedir...Anne sütüne kavuşamayan bebek ise aç kalmaktadır..
Temizliğe dikkat edilmemesi sonucu bebeklerin ağzında başlayan pamukçuklarda
(moniliasis) bebeğin emerken acı duymasına neden olmakta ve huzursuzluğu
artmaktadır... Her emzirmede, memeden sona doğru gelen sütte yağ miktarı
artar ve bu, bebekte doygunluk hissi yaratır ve bebek memeyi bırakır..Bu
nedenle her emzirmede yalnızca bir meme verilmeli ve o meme tamamen
boşalmadan diğerine geçmemelidir...
Bebek emme sırasında memenin başı ile birlikte koyu kahverengi kısmını
ağzına almalıdır... Emmeye hazırlanan bebek, meme ucunu tutarken saldırır
gibidir.. Memeyi kavradığı an, hızla emmeye başlar ve doygunluk hissi ile
memeden ayrılır...
Yeni doğan döneminde hemen her bebekte gördüğümüz sarılıkların bir kısmı
anne sütüne bağlıdır.. Anne sütünün 1-2 gün kadar kesilmesinin sarılığı
azalttığı görülmüşse de, anne sütünün kesildiği dönemlerde bebeğin başka
besinlerle beslenmesi, anne sütünün koruyucu etkilerinin olması ve anne sütü
sarılığının hemen hiçbir zaman tehlikeli düzeylere çıkmaması göz önüne
alınarak SARILIK DURUMLARINDA ANNE SÜTÜNÜN KESİLMESİ ÖNERİLMEMEKTEDİR...
İNEK SÜTÜ ANNE SÜTÜNÜN SEÇENEĞİ DEĞİLDİR !
Süt çocukluğunda en önemli alerjik besin inek sütüdür ve yakınmalar
genellikle ilk 2-3 ayda görülür... Çoğunda kusma, ishal ve karın ağrısı
vardır.. Genellikle inek sütü ile beslenenlerin barsaklarında mikro
kanamalar oluşur ve bu da demir eksikliğine neden olur... Ani bebek
ölümleri, diş çürümeleri, orta kulak iltihabı, büyüme ve gelişme problemleri
inek sütü ile beslenenlerde sık karşılaşılan hastalıklardır. |
|