Kızamıkçık infeksiyonu bütün dünyada yaygın olarak
görülmektedir. Çeşitli ülkelerde yapılan çalışmalarda doğurganlık çağındaki
kadınların ortalama %20'sinin kızamıkçık geçirmemiş olduğu gösterilmiştir.
Kızamıkçık genellikle solunum yoluyla bulaşır. Annenin gebeliğinin ilk üç
ayında kızamıkçık geçirmesi durumunda bebeğin etkilenme olasılığı çok
yüksektir.
Kızamıkçık hastalığı yüz yıllardır varolmasına rağmen, gebelikte
geçirildiğinde çocukta katarakt, doğumsal kalp anomalileri vb anomalilere
yolaçabileceğine ilk kez 1941 yılında Dr. Gregg tarafından dikkat
çekilmiştir. 1960'lı yılların başlarında geliştirilen aşıyla hastalığa karşı
korunmada ilk başarılı adım atılmıştır.
Hastalık çoğunlukla deri döküntüleriyle başlar. Bazan halsizlik, baş ağrısı
ve hafif ateş gözlenebilir. Döküntüler üç gün içinde kaybolur. Ensede, kulak
ardında ve boyunda lenf bezelerinin şişmesi oldukça tipik bir bulgudur.
Hamilelikte annenin geçirdiği kızamıkçık infeksiyonunun bebeği belirgin
biçimde etkilemesi nedeniyle hastalığın önlenmesi çok önemlidir. Birçok gebe
kadında, infeksiyon sonucu düşük meydana gelirken, yaşayan önemli sayıda
bebekte doğumsal anormallikler meydana gelir. Göz ve kalp anomalileri, küçük
kafa ve zeka geriliği ortaya çıkabilir.
Kızamıkçığa karşı aşılamada asıl amaç, hamile kadınların anormal çocuk
doğurmalarına yol açan bu hastalığın önlenmesidir. Doğurganlık çağına
gelmeden genç kızların aşılanarak kızamıkçığa karşı bağışıklanmaları
gerekmektedir. Tüm çocukların 15 aylık ve 5 yaşında iki kez MMR aşısıyla
aşılanmasıyla bu sorun çözümlenmiştir. Eğer bir kadın kızamıkçık
geçirmemişse ve gebe kalmayı düşünüyorsa hamile kalmadan en erken üç ay önce
aşılanmalıdır.
Kabakulak, ilk kez milattan 5 yüzyıl önce modern tıbbın babası Hipokrat
tarafından tanımlanmıştır. İkinci dünya savaşında askerler arasında
salgınlar yaparak dikkat çekmiştir. 1960'lı yıllarda yaygın olarak
uygulanmaya başlanan MMR aşısıyla sıklığı belirgin olarak azalmıştır. Ancak
ülkemizde hala her yıl çok sayıda vaka tespit edilmektedir. Özel kurum ve
kuruluşlar tarafından rutine konmuş olan MMR aşısı uygulaması giderek
yaygınlaşmaktadır.
Hastalık 16-18 günlük kuluçka devresinden sonra tükrük bezlerinin şişmesiyle
kendini belli eder. Çocuklarda selim seyreden bir hastalık olmakla birlikte
%10 oranında menejite yol açar. Ancak menejit tablosu nadiren hayatı tehdit
eder. Yetişkin erkeklerde %20-30 olasılıkla testislerde şişme ve iltihap
meydana gelebilir. Heriki testis etkilendiğinde kısırlığa yol açabilir.
9 aylıkken kızamık aşısı uygulanmış olan bebeklere 15 aylık olduklarında
kızamık-kızamıkçık-kabakulak (MMR) aşısı yapılması tavsiye edilir. Eğer
çocuğa kızamık aşsı yapılamamışsa 12 aylıktan itibaren MMR uygulanabilir.
Kızamık-kızamıkçık kabakulak aşısının 5 yaşında tekrarlanması gerekmektedir.